8 Ekim 2015 Perşembe

Sonuna kadar kaybedip, sonunda kazanmaya başlamak!



Tam olarak yaşadığım şey bu. Hayatım boyunca hep kaybettim..

Okulun en iyisiyken en kötüsü oldum, daha önemlisi tüm arkadaşlarımı kaybettim. Sevgilim oldu, kaybettim. Hemde öyle normal bir şekilde kaybetmek değil bu.  Neyse bunları geride bıraktım artık. Ama açıkçası herşeyimi sonuna kadar kaybettim. Bazılarınız düşünebilir, ailen yok mu? Var. Ama dağıldı. Çok karışık olaylar bunlar. Bu kadarı bile fazla sanırım ailemle ilgili söyleyeceğim şeyler..

Bunlar kaybettiğim taraflardı. Gelin birde kazandıklarıma bakalım..

Lise 2'nin 3.ayında falan okulu bıraktım. Eğer devam etseydim, Lise 3 olurdum. Ama büyük ihtimalle atılırdım herhalde. Neyse, okulu bıraktım. İşe girdim. Şuan 800 TL maaş 200 TL yemek + seneye sigortam başlayacak. İş konusunda her ne kadar çalıştığım yeri sevmesem de, pek bir sıkıntım yok şuanlık.

Arkadaş konusuna gelirsek, her konuda çekinmeden destek alabileceğim abilerim oldu zaman içerisinde. Liseye ilk başladığımda tanıştığım arkadaşlarım var.. Ve en önemlisi 8 senedir hayatımın içinde olan en iyi arkadaşım var. Tamam bu aralar çok fazla beraber vakit geçirmesek bile, iyi anlaşırız. Ankara'da oturması sebebiyle zaten pek buluşma gibi şansımız olmuyordu. Hayatımda 2 kere Ankara'ya gittim. Biri 6 yaşındayken diğeride bu sene. Neyse, gelelim bir diğer konuya...

Sevgili durumu.. Evet şuanda muhteşem bir sevgilim var. Gözüm kapalı güvenebileceğim, varımı yoğumu ona verebileceğim bir sevgili. Eminim bu güvenimi bu inancımı boşa çıkarmayacaktır. Hayatımın geri kalanını onunla beraber geçirmek için elimden gelen her şeyi yapabilirim. Ve maalesef o da Ankara da. -.-

Ve evet, onunlada 7-8 küsür sene geçti tanışmamızdan bu yana. Bu sene beraber olma kararı aldık. Aşırı mutluyum bu konuda.

Şimdi de kaybetme sebeplerimi anlatayım. Dediğim gibi ailem dağıldı. Bu sebepten dolayı psikolojik olarak çöküntüler yaşadım. Tepkilerimi normal bir şekilde değil, öfkeyle belli etmeye başladım. En ufak bir şeyde çok ağır tepkiler veriyordum. Bu sayede tüm arkadaşlarımla gerek sözel gerek bedensel kavgalar ettim. Ve şuan zamanında "en iyi" arkadaşım dediğim insanlara "Merhaba" diyip geçiyorum. Sinir sorunlarım vardı. Zamanla bu sorunu kendi kendime çözdüm. Nasıl yaptığımı inanın bende bilmiyorum.

Ama inanın okuma-yazma öğrendiğim günden bu güne kadar günlük tutmuş olsaydım, en iyi olmasa da iyi bir dram kitabı olabilirdi sanırım. Hayatımı detaylı bir şekilde anlatmak istemiyorum. Fakat gerçekten bu güne kadar, bu seneye kadar boktan bir hayat yaşadım. Sanırım bu yazdıklarım yaşadıklarımın çok kısa bir özetiydi.

Şuan sanırım yazının sonuna geldik. Şimdi eğer buraya kadar okuduysanız ve aklınızdan "ee ben bundan ne ders çıkarayım şimdi?" diyorsanız yapmanız gereken tek şey eğer kaybetmeye başladıysanız, bekleyin. Hiç bir şeyiniz kalmadığı zaman emin olun kazanmaya başlayacaksınız. Çünkü elde ettiğiniz her şey, sizin kazancınız olacak. Kaybedecek bir şeyiniz yok.

İntihar edenlerin çoğuda bu yüzden etmiyor mu? Her şeylerini kaybettikleri için.. Düşünmeyin böyle şeyler. Saçmalıktan ibaret. Bu kadar çabuk pes etmeyin..
Yorumları Göster

0 yorum